Günce 015 - Deponun Hükmü
Okuma öncesi not:
Yok.
Dün, bir önceki gün çıkan şefkati baltaladım.
Bunu dün, yazımın sonunda kendimi yargılayarak yaptım.
İhtiyacım olan şey bu olmasa da öğrendiğim şey buydu.
Çünkü benim bedenimde şekillenen huzurun, mutluluğun karşılığı ağırdı.
Huzur ve mutluluk benim için tekinsiz ve tehlikeli bir bölgeydi.
Hayatımda yabancı bir cisim gibi bir yerlerde duruyordu.
Çünkü ona yabancı gibi davranmamı sağlayan desteklenir sebeplerim vardı.
Ayrıca mutluluğun ve huzurun getirdiği sessizlik bir tehdit unsuruydu.
Bu sessizlikten olabildiğince hızlı kurtulmalıydım.
Kendimi bir şeylerle meşgul etmek için bir şeyler yapmaya yönelmedim.
Onun yerine, niyetim yemek pişirmeden önce mutfaktaki malzemelere bakmak yani, yeni keşfedilmiş mutluluk = kavga etmek çıktısını biraz konuşmaktı.
Ama devreye savunma mekanizmaları girdi.
Bundan sonra savunma mekanizmaları tabirini kullanmak yerine güvenlik protokolü diyeceğim.
Hadi gel dün neler olmuş onu biraz inceleyelim.
Duyguların ilk anlamlarının evrensel olmadığını anladıktan sonra, mutluluğun ilk anlamının benim için kavga etmek olduğunu, yani onun bir korku ve tehdit unsuru ile desteklendiğini kabul ettim.
Güdümlü depo düşünce ise, mutluluğu kavga etmek ile eşleştirdiğimi bir türlü kabul etmiyordu.
O, medeniyet etkisi altında kalarak bana "hayır, mutluluk mutluluktur" dedi.
Ama ben bir türlü kabul edemiyordum. Çünkü elimde ve anılarımda yaşantı denilen bir şey vardı.
Ebeveyn yaşantısı.
Bu yüzden ben ve güdümlü depo düşünce karşı karşıya geldi.
Daha doğrusu ben, dün, mutluluk kavga etme ikilisini yazma niyetiyle tabletin başına oturduğumda "Hayır mutluluk asıl benim için kavga etmektir diyip güdümlü depo düşüncenin karşısına oturdum.
Kulağa güdümlü depo düşünce daha doğru düşünüyor gibi geliyor ama değil. Bu evrensel düşünceyi depoya medeniyet koymuştur.
Evet, şimdi karşı karşıya geldik ya, ne mi oldu?
Başladım kavga etmekten bahsetmeye.
Kavga etme konusundan mutluluğa geçtiğim anda depo devreye girdi.
Depo, güdümlü depo düşüncelerin üretilip saklandığı, zihnin dışında yer alan karanlık bölge, kocaman bir veri merkeziydi.
Burada depo, güvenlik protokolünü uygulamaya geçmek zorundaydı.
Çünkü depo medeniyetin var olabilmesi için ona hizmet ederdi.
Bir kere, mutluluğun tanımı değiştirilemezdi, evrensel olmak zorundaydı.
Çünkü medeniyetin devamlılığı evrensellikten geçerdi.
Depo bu tespitle beraber yeni karar aldı.
Tespit: Mutluluğun tanımı bozuldu. Yeni tanım kabul sürecine devredilmek üzere.
Karar: Hemen oyala ve unuttur.
Depo, aldığı karar için veri taramaya başladı ve içinde duygu olmayan bir şey seçmek zorundaydı.
Bulduğu şey kesinlikle bireyin medeniyet içinde var olabilmesine hizmet etmeliydi. Bu seçimin sebebi deponun evrenselliği kaybetme korkusuydu.
Ve zihni oyalamanın en dinamik ve etkili yolu medeniyeti sunmaktı.
Bu o kadar kuvvetli bir yöntemdi ki, depo arkasına yaslandı ve bireyin unutmak için seçeceği unutma yöntemini bireyin kendisine bıraktı.
Birey medeniyet içinde varlığını devam ettirebilmek için ya analiz etti, ya kuramsallaştırdı, ya eleştirdi ya da başka bir şey yaptı ve unuttu.
Bu sayede güdümlü depo düşüncenin kabul etmediği cümle bir süreliğine ortadan kalkmış oldu.
Yani bu karşılaşmadan güdümlü depo düşünce galip çıkarak bayrağı eline aldı.
Beni en iyisi olmayan ama en sık kullandığı silahıyla devirdi.
Silahın adı unutturmak, mermisi de eleştiriydi.
Eleştirinin dile gelmesiyle beraber, güdümlü depo düşünce kendisini güdümlü depo davranışa dönüştürmüş oldu.
Zihnimde bir ben vardım bir de benliğim üzerinde hüküm sürmek isteyen depo.
Zamanla depo doldukça daha çok konuşmaya başlardı.
Artık öyle bir hal alırdı ki bazen kendimi onu dinlerken bulurdum.
Bu sefer de öyle olmuştu.
Güdümlü depo düşünce, güdümlü depo davranışa dönüşerek, depo, hedefine ulaşmıştı artık.
Fakat şu detaya değinmekte fayda var.
Güdümlü depo düşünce, "Mutluluk kavga etmek değildir" cümlesini derken, unutma gerçekleştikten sonra, güdümlü depo davranış çıktısı "Mutluluk mutluluktur" cümlesine dönüştü demek değildir.
Burada güdümlü depo davranış unutmaya veya ertelemeye sebep olan analiz, kuramsallaştırma veya eleştiri çıktısıdır.
Bu çıktı bir davranışa dönüştüşü için, bireyin sorumluluğuna devredilir ve sonrasında medeniyete hizmet etmek için depo tarafından tekrar zaman içinde kullanılma potansiyeli olan bir güdümlü depo düşünce olarak veri merkezinde uygun klasörler altında saklanır.
Evet, düşünce davranışa dönüştü.
Eğer bir şey davranışa dönüşüyorsa sorumluluğu artık bana geçerdi.
Ve deponun kararını hayata geçirdikten bir gün sonra, yani bugün, bu işleyişi kayıt altına alıp sonra da mutluluğun ilk tanımı kavga etmektir diyip yolumuza devam ettik.
Bir kişiyle medeniyete zarar verecek değildik, değil mi?
Yorumlar