top of page
Günce 024 - Bir Hüngürme Geldi
Okuma öncesi not: Yok. Kaynar su ile sol elimin parmaklarını yaktım. Hissettiğim acıyla hemen lavaboya koşup elimi suyun altında tuttum bir süre. Sonra acıdan uyuyamadım. Gece saat çok gecti. Modeli insanların anlayacabilecekleri açıklayıcı bir hale getirip yayınlamak için çalışmaya basladım. Amaçsal sabotajın çıktısı olan sorumluluğuma atanmış bu eylem devam ediyordu. Bir yandan da canım yanmaya devam ediyordu. Bir süre boşluğa baktım, kendimi ateş hakkında düşünürken buldu
10 Eyl2 dakikada okunur
Günce 023 - Makineye İtiraz
Okuma öncesi not: Yok. Bugün aklımda bir şey yok. Sadece içimdeki boğulma hissi devam ediyor. Bugün kalemi, yazmış olmak ve sorumluluğumu yerine getirmek niyetiyle elime alıyorum. Bakalım gün neler gösterecek. Dün herşeyi normalleşirme çabam oldukça yorucuydu. Düne kadar otantik duygu ve davranıştan kaçmak için kuramsallaştırma, aşırı çalışkanlık gibi şeyler kullanıştım. Dünse sadece yapılacakları yapmak gibi farklı ve döngünün dışında olan bir uyuşturma yöntemi denemiştim. F
9 Eyl2 dakikada okunur
Günce 022 - Düşünmeden Nasıl Yaşanır Bilmiyorum
Okuma öncesi not: Yok. Kendimi oyaladığım bir gün geçiriyorum. Gerçekten hayat böyle mi akıyor? Bugün düşünmek adına birşey yapmadım. "Düşünmeye vaktim olmadı" denilen günler böyle oluyor herhalde. Önüne yapılacak birşey geliyor sende düşünmeden onu yapıyorsun. Günün bir vakti bulaşık makinesinin beni boşalt dercesine seslendiği melodiyi duyuyorsun mesela. Kurulmuş bir saat gibi kalkıp bulaşık makinesini boşaltıyorsun. Bugün sadece yapılacakları yapma kararıyla yataktan çıkt
8 Eyl2 dakikada okunur
Günce 021 - Biraz Huzur ve Korku
Okuma öncesi not: Döngü kendini dün gece itibariyle tamamladı. Süreçsel sapma modelim sonuca ulaştı. Dün kendime karşı 4. Sabotajımı gerçekleştirdim. Adı meşrulaştırma idi. 4 yaşını doldurmuş hala meme emen o çocuk oyuncağını bilim yapmıştı. Şimdi havalı kelimeleri bir kenara bırakıp ne oluyora geçsem dahi iyi. Üzerimde dünden kalan heyecan yok. Dünki günceyi yazdıktan yaklaşık 2 saat sonra heyecan geçti. Şimdi hafif bir boşlukla beraber, hafif bir huzur var içimde. Bu huzur
7 Eyl1 dakikada okunur
Günce 020 - Tanımlama Tuzağı
Okuma öncesi not: Yok. Bugün uyandığımda, donma etkisi altında olmama rağmen, model üzerinde çalışmaya başladım. Sonra tamamlanmış, yani kuyruğunu ısırmış olan döngüye hizmet etmemek, onu beslememek adına çalışmayı bırakıp bu günceyi yazmaya başladım. Ne yazacağımı bilmeden dökülme niyetiyle kalemimi serbest bırakırken, geçmiş bir güncede dediğim birşey geldi aklıma. Bu şey görülme arzusuyla ilgiliydi. O günce de görülme arzunun sebeplerini şunlarla ilişkilendirmiştim: Ger
6 Eyl3 dakikada okunur
Günce 019 - Son Nokta: Bitkinlik
Okuma öncesi not: İnsan tükenip tükenip sonra tükendiği şeyi neden yapar, ben bu işin içinden çıkamadım. Dünden bugüne kadar geçen sürede ne ne hissettiğimi anlayabildim, ne de ne yapmak istediğimi. 3. Sabotajdan kaynaklı çekinik bir halde güncenin başına oturdum. Bir yandan modeli yazmak istiyor, bir yandan kaçınıyordum. Sonra şu karara vardım: Süreci gözlemlemek için bir şeyler yapmaya devam etmeliydim. Bir eylem ya da tetikleyici olmadığı sürece ne duygu ne de davranı
5 Eyl2 dakikada okunur
Günce 018 - Üst Üste Üç Sabotaj
Okuma öncesi not: Bugünki güncede yüzleşmeye karşı direnç gösterdim. Hem günceyi yazma hem de kaydetme konusunda erteleme eğilimi içindeydim. Dünden bugüne kadar akışta kalıp modeli çalışmaya devam ettim. Dünki güncede ne kadar depoyu anlamış ve anlatmış gibi olsam da ve bununla beraber ham enerjiyi ve oluşumu deponun içinde konumlandırsam da, ortada, mantığından ve deneyimimden kaynaklanan bazı uyumsuz noktalar vardı. Bu yüzden bunun üzerinde dün epey çalıştım ve sonra i
4 Eyl3 dakikada okunur
Günce 017 - Depoyu ve Kendimi Anlamaya Dair
Okuma öncesi not: Yok. Böyle yaparak kendime yakınlaşıyor muyum, uzaklaşıyor muyum bilmiyorum. Şu an sığınaktayım. Depo kendini eleştir, analiz et, ya da kuramsallaştır diye bağırıyor. Ben de onu dinlediğimi bile bile bunu yapıyorum. Döngü her seferinde kuyruğunu ısırıyor. Yani her seferinde depoyu dinliyorum. Yani kriz bağımlısı olduğumu kabul etmek yerine depoyu dinlenmek daha kolay geliyor. O zaman ben, modelimde önce depoyu anlamaya çalışmaya karar verdim. Ama ço
3 Eyl3 dakikada okunur
Günce 016 - Bu Kaçıncı Döngü Bilmiyorum
Günce 016 - Bu Kaçıncı Döngü Bilmiyorum Okuma öncesi not: Yok. Dünki günceyi yazdıktan sonra bana belirgin bir mutluluk geldi. Bu sefer nitelikli içerik ardından gelen tatmin sönümlenip, mutluluğu daha fazla hissedebilmem için alan açmıştı. Bir süre sonra mutluluk ben de paniğe yol açtı. Panik halindeyken kendimi evin içinde - bir o duvara bir öteki duvara yürüyüp - durduğum yerde duramayan bir halde buldum. Yürümeyle beraber gelen beden farkındalığı, aklımdan 3-5 saniye ön
2 Eyl2 dakikada okunur
Günce 015 - Deponun Hükmü
Okuma öncesi not: Yok. Dün, bir önceki gün çıkan şefkati baltaladım. Bunu dün, yazımın sonunda kendimi yargılayarak yaptım. İhtiyacım olan şey bu olmasa da öğrendiğim şey buydu. Çünkü benim bedenimde şekillenen huzurun, mutluluğun karşılığı ağırdı. Huzur ve mutluluk benim için tekinsiz ve tehlikeli bir bölgeydi. Hayatımda yabancı bir cisim gibi bir yerlerde duruyordu. Çünkü ona yabancı gibi davranmamı sağlayan desteklenir sebeplerim vardı. Ayrıca mutluluğun ve huzurun getirdi
1 Eyl3 dakikada okunur
Günce 014 - Daha Ne Diyeyim?
Okuma öncesi not: Yok. Çocukken evdeki kavgaları durdurmaya gücüm yetmiyordu. Tek yapabildiğim şey, hareketsiz bir şekilde olduğum yerde durarak bir hayalete dönüşmekti. Durduğum yerde kendi içime çekilir, sessizleşirdim. Çoğu geceler kavga seslerine uyanır, yatağımdan çıkıp gizli gizli kavgaları izlerdim. Buna bu kadar maruz kalmak, beni kavgaya duyarsızlaştırmak yerine, kavga indikatörüne dönüştürmüştü. Hatta insanları kategorize ediyor olsaydım, ebeveynlerimden öğrendikl
31 Ağu1 dakikada okunur
Günce 013 - Anlamaktan Önce Yaşamak
Okuma öncesi not: Bu sefer ne analizden ne de teorize etmekten kaynaklı bloklanmıştım. Bu sefer kendini tekrar eden şey olmadı. Bu sefer farklıydı. Dünki güncede tatmin ve yeni fikir arasındaki saniyelik gelen mutluluktan kendimi koruma halini ne kadar farketmiş olsam da, bu farkındalık yeni fikir üzerinde çalışmaya başlamamı engellemedi. Kaçmak değil, kaçınmak adlı güncenin yayınlamasından şu ana kadar geçen zamanda karanlığın kenarından dahi geçmedim. Dopamin peşinde koşma
30 Ağu2 dakikada okunur
Günce 012 - Kaçmak Değil, Kaçınmak
Okuma öncesi not: Yok. Dünki karanlığın Feneryolu anonsu ile bölünmesinden sonra aklım tekrar o taraflara pek uğramadı. Günün getirdiklerine uyumlanarak bugüne kadar geldim. Peki bugün hangi konuyu ele alacağım.? "Mutluluk bana acı çektiriyor. Ona dayanamıyorum." Şimdi konuyu belli etmiş gibi olsam da mutluluk ta benim için aynı sitem durumu gibi bilinmeyenler kutusunda yer alıyor. 0 zaman mutluluğu kendi bazında ele almak için depo uyaranların uykularından uyanacakları g
29 Ağu2 dakikada okunur
Günce 011 - Marmaray'da Bir Boşluk Kaydı
Okuma öncesi not: Yok. Sitemi ele almaktan neden bu kadar korkuyorum? Çünkü sitem nedir, nasıl deneyimlenir bilmiyorum. Ve onaylanma isteğimin karşılık bulamamasıyla açığa çıkan sitem ile temas edemiyorum, yüzleşemiyorum. Bulunduğum nokta, içine düştüğüm karanlık boşluğu aydınlıkla eşdeğer tuttuğum yerdeki o an ve ışık şu an söndü. Şimdi tamamen karanlıktayım. Gözlerimin karanlığa alışmasını bekliyorum. Ve bunun ne kadar zaman alacağını bilmiyorum. Beklerken gevelemek sence
28 Ağu2 dakikada okunur
Günce 010 - Hayalet Olmak Değil, Görülmeme Özgürlüğü
Okuma öncesi not: Bu günceyi yazdıktan hemen sonra ses kaydını çekemedim. Küçüçük bir erteleme eğilimi gösterdim. Fakat sonunda kayıt başına oturarak hayalet olmayı değil, görülmeme özgürlüğü hakkımı seçiyorum. Bir önceki güncede kendimi duygunun içinde kalmak için zorlamak yerine duygunun sevk ettiği yeri görmeye değinmiştim. Nefrete değil de onun yerine akışa odaklandığımda onaylanma isteğim ortaya çıkmıştı. Bugün onaylanma isteğinin beni sürüklediği hayalet olma ihtimali v
27 Ağu3 dakikada okunur
Günce 009 - Sonunda Hayalet Olmak Var
Okuma öncesi not: Yok. Bugüne son günlerimi hatırlayarak başlamak istiyorum. Birkaç gün önce, yoğun bir düşünme sonrası gelen çöküş, kendini ifade edemediği için bir şiiri aklıma düşürmüştü. O tıklım tıklım tıkanmışlık, şiirin sayesinde birkaç damla göz yaşıyla akmıştı. Akmıştı ama akıp gitti mi bilinmez. Bilinmez ama nedense o gözyaşı beni, dünki güncedeki o garip boşluk içerisine bırakıvermişti. Hem de bir anda. Bu ani geçiş, bir boşalma ya da ambalajından onu yırtarcasın
26 Ağu3 dakikada okunur
Günce 008 - Anlamak Dönüşmek Değil.
Okuma öncesi not: Çöküşün ertesi günü adlı kaydı yayınlamanın doğurduğu kaygıdan dolayı bu güncede nasıl olduğumu hatırlayamıyorum. Ben de seninle birlikte göreceğim. Şuan ne yazacağımı bilmeden oturuyorum.. Hiç bir fikrim yok. İçim boş. Dünden beri ara ara içim boşluğu dolmak için açık arıyor. Kaçmamaya kararlıyım. O yüzden bu sabah düne rağmen isteyerek yazmaya oturuyorum. Değinmek istediğim şeylere bilerek değinmeyerek... Çünkü ya analiz ediyorum yada teorize. Anladığımı
25 Ağu2 dakikada okunur
Günce 007 - Çöküşün Ertesi Günü
Okuma öncesi not: Gözyaşlarım birikti ama akmıyor. Bok gibiyim. Yazmak istemiyorum. Aklımdan değinmekte fayda göreceğim şeyler geçiyor. Değinmek istemiyorum. Belki biraz gevelersem, bir şeyler belki akar gider. Gevelemeye başlıyorum: Az önce dünki güncenin ses kaydını yayınladım. - Kötü okumuşsun. Bir daha oku. - Hayır, bir daha okuma. Bu içinde bulunduğun hali yansıtıyor. - Peki ya kusurlar? - Kusurların da sen.. - Tamam. Gevelemeyi bitirdim, şimdi başlıyorum: Kend
24 Ağu2 dakikada okunur
Günce 006 - Son Zirve ve Çöküş
Okuma öncesi not 1: Görüldüğümü bilmek kendime değil de düşüncelerime çeki düzen vermemi sağlamıştı ama yine ben durmam gereken yerde durmadım. Yoğun bir zihinsel süreç ve ardından gelen yeni tatmim ihtimalinin peşinde koşmak zihnimi aniden blokladı. Şu an bir bitki misaliyim. Toparlayamıyorum. Okuduğumu anlayamıyorum. Okuma öncesi not 2: Bu ses orjinal değil ikinci kayıt. İlk kayıtta anlamları hissedemedim, yer yer anlayamadım. Haliyle bu etkinin sana yansıyacağını da düşün
23 Ağu5 dakikada okunur
Günce 005 - Bilmiyorum
Okuma öncesi not: Yok Bilmiyorum Bugün dünki öfke konusundan devam ederek başlamak istiyorum biraz. Şu an duygusu geçse de fikri devam eden, bana hissettirilmiş o kusurlu ve değersiz olma halini, olduğu haliyle, öfke sonrasında yaptığım prova cümleleriyle, olay akışıyla güncemde paylaşamamanın sancısını var aklımda. Paylaşamadım çünkü korkum öfkemden daha ağır bastı ve bu korku paylaşamama nedenlerimi zihnimde çarpıtmama sebep oldu. Nasıl mı çarpıttım? Öfkemi ham ve olduğu ha
22 Ağu2 dakikada okunur
bottom of page