Günce 011 - Marmaray'da Bir Boşluk Kaydı
Güncelleme tarihi: 1 Eyl
Okuma öncesi not:
Yok.
Sitemi ele almaktan neden bu kadar korkuyorum?
Çünkü sitem nedir, nasıl deneyimlenir bilmiyorum.
Ve onaylanma isteğimin karşılık bulamamasıyla açığa çıkan sitem ile temas edemiyorum, yüzleşemiyorum.
Bulunduğum nokta, içine düştüğüm karanlık boşluğu aydınlıkla eşdeğer tuttuğum yerdeki o an ve ışık şu an söndü.
Şimdi tamamen karanlıktayım.
Gözlerimin karanlığa alışmasını bekliyorum.
Ve bunun ne kadar zaman alacağını bilmiyorum.
Beklerken gevelemek sence ne kadar işe yarar?
Ne dediğini bilmiyorum ama başlıyorum.
Bugün hayat ilerlemiyor.
Şu an Marmaray'da yolculuk yapıyorum.
Evden çıkma halinin yarattığı mekan değişikliğine adapte olmaya çalışıyorum.
Neredeyse belirli aralıklarda devreye giren durak anonslarındaki kelimeler, bir süre sonra anlamını yitirerek sadece sese dönüşüp kafamın içinde fark etmediğim bir ritim oluşturuyor.
Bu etkiyi bir annenin bebeğini uyuturken mırıldanığı şu sesin yerine koyuyorum. Ve içimden söylemeye başlıyorum.
E e e e
E e e e
Bu e'leri tekrarlamak, böyle demek beni yine bir boşluğa düşürüyor.
Bu, kaçıncı boşluk içinde boşluk oluyor sayamıyorum.
Bir yandan kucağımdaki tabletin altında duran çantamın içindeki telefonuma ardı ardına bildirimler geliyor.
Telefonun titreşimini hem bacaklarımda hem de klavyede yazı yazan parmaklarımın ucunda hissediyorum.
Şu an dikkatimi söylediğim ninni mi yoksa gelen bildirimler mi dağıttı bilmiyorum.
Tekrar ritmi yakalayacağım derken bir anda anons feneryolu diyor.
Bu da ineceğim yere yaklaştığımı gösteriyor.
Yani ritim tamamen yok oluyor.
Bu, bugünki gevelemenin şu an için gevelemek olarak kalacağını gösteriyor.
Biraz ara verip tekrar gevelemeye devam etme niyetiyle burada bırakıyorum.
Diyorum ama canım bırakmak istemiyor.
Şu an gideceğim yerde keşke iptal edebileceğim bir randevum olsaydı.
Bir şey düşünmeden yazarak Halkalı'ya kadar gidebilirdim galiba.
Okuma sonrası not 1:
Okuma sonrası notlar her zaman kayıttan sonra ve bir sonraki günceden önceki durumumu ve geldiğim noktayı yansıtır.
Okuma sonrası not 2:
Bu günceyi yazdıktan sonra sitem konusunda meraklanıyor, dünki günceyi dinliyor ve okuma sonrası not 3'yi yazıyorum.
Okuma sonrası not 3:
Dünki güncenin sonunu yazarken "Görülmeme özgürlüğünü seçemek" yazsam da, bunu kayıtta okurken "Görülme özgürlüğünü seçmek" olarak okuyorum. Bazılarımız buna dil sürçmesi ve bilinçaltı veya bilinçdışı derken, bu kelimelerden hoşlanmadığım ve yazılarımda psikolojik terimler kullanmak istemediğim için bunlara depodaki asıl talep ve güdümlü depo düşünce veya davranış demek istiyorum.
Bundan sonra kullanmak istediğimde, dil sürçmesi yerine depodaki asıl talep, bilinçaltına yerine ise güdümlü düşünce veya davranış diyeceğim. Güdümlü depo düşünce davranış ayrımını da şu şekilde yapacağım: Güdümlü depo düşünce; davranışa dönüşmeyen ya da beş duyu ile algılanmayan bilinçaltını temsil ederken, güdümlü depo davranış ise dil sürçmesi gibi davranışla veya beş duyu ile desteklenen bilinçaltı çıktılarının yerine kullanılacak.
Tekrar nota dönersem, zihnim yazarken görülmeme özgürlüğünü seçerek, güvenli, felsefi ve analitik bir sığınak ararken, ses kaydında, depodaki asıl talep ile birlikte aslında "Görülme özğürlüğü benim hakkım" diyor ve bu tespitle birlikte şu an aydınlık sandığım felsefi kalkan sönüyor, asıl istediğim şey saklanmak değil görünmek oluyor. Zihnim güdümlü depo davranışın itirafını yakaladıktan sonra gevelemek ise bir şok ve onu sindirme hali. O kayıt güdümlü depo davranışın bilincime attığı en dürüt çalımın kaydı.
Yorumlar