top of page

Günce 007 - Çöküşün Ertesi Günü

24 Ağu
2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 1 Eyl

Okuma öncesi not:

Gözyaşlarım birikti ama akmıyor.


Bok gibiyim.

Yazmak istemiyorum. 

Aklımdan değinmekte fayda göreceğim şeyler geçiyor.

Değinmek istemiyorum.

Belki biraz gevelersem, bir şeyler belki akar gider. 


Gevelemeye başlıyorum:


Az önce dünki güncenin ses kaydını yayınladım. 

- Kötü okumuşsun. Bir daha oku. 

- Hayır, bir daha okuma. Bu içinde bulunduğun hali yansıtıyor. 

- Peki ya kusurlar? 

- Kusurların da sen.. 

- Tamam. 


Gevelemeyi bitirdim, şimdi başlıyorum:

 

Kendime soru dahi sormak istemiyorum. 

Neden ama neden... 

Neden bu kadar kusurlu hissetmek zorundayım. 

Buna bu sefer hiç düşünmeden direk eleştrilmek diyorum.

Daha fazla da bir şey demek istemiyorum.

Bu şimdilik daha iyi ve kolay geliyor. 


Aslında niyetim bugün biraz daha acılmaya yönelikti. 

Hatta aklımdan "Ya ben kusurlu hissettiğimi biliyordum da yani bu kadar da çok kusurlu hissettiğimi bilmiyordum" cümlesini yazmak, irdelemek geçiyordu.


Ama yok 

Halim yok. 

Şuan yazmayacağım. 

Buna, bunu ertelemek olarak değil, kendime yüklenmemek olarak bakıyorum.

Tabi yazmamanın sıkışmışlığını da hissetmiyor değilim.


Hatta günceye başlamadan önce bir şiirini oku dedim kendi kendime.

Sonra da gülümsedim. Ya sanat ve edebiyat ne kadar kıymetli dedim. 

Tam bir merhem.

Şimdi ne kadar yazarsam da yazayım sanki bir mermer gibi yontulmalarımı hafifletmiyor.

Kusmak istiyorum. 

Daha çok kelime kusmak istiyorum.

O şiire ulaşacak kadar kusmak istiyorum.

Nefesim sıklaşıyor.

Burada o şiiri yazdığım zamanlardaki halime ulaşacak kadar kusamayacağımı anlıyorum.

Şiire geçmek okumaya başlayacağımı düşünmek sancı veriyor. 

Acı çektiriyor. 

Ya bundan kurtulmak istemiyorum tamam.

Ama dayanamıyorum da.

En iyisi ben şiirimi buraya kopyalayım da okumaya başlayayım.


TAÇ

Sana anlamlı bir hediye vermek isterim anne.

Bak, yumurtalarından taç yaptım sana.

Yumurtanla babamın spermi el ele tutuşup karşıma geçseydi,

Korkardım senden.

Senin terbiye süren, benim hayatımdan daha uzun anne.

O yüzden yumurtalarından taç yaptım sana.

Öyle çok yakışsın istedim ki bu taç.

Büyülen istedim.

Tacın güzelliği başını döndürsün de gözün kusur görmesin diye.

Bir kadın taçtan başka ne isterdi (hayatta)

Sen bir kraliçesin.

Nadirsin.

Çünkü yumurta(ların)dan taç yaptırdın bana.

Son Yazılar

Hepsini Gör
Günce 024 - Bir Hüngürme Geldi

Okuma öncesi not: Yok. Kaynar su ile sol elimin parmaklarını yaktım. Hissettiğim acıyla hemen lavaboya koşup elimi suyun altında tuttum bir süre. Sonra acıdan uyuyamadım. Gece saat çok gecti. Modeli i

 
 
 
Günce 023 - Makineye İtiraz

Okuma öncesi not: Yok. Bugün aklımda bir şey yok. Sadece içimdeki boğulma hissi devam ediyor. Bugün kalemi, yazmış olmak ve sorumluluğumu yerine getirmek niyetiyle elime alıyorum. Bakalım gün neler gö

 
 
 
Günce 022 - Düşünmeden Nasıl Yaşanır Bilmiyorum

Okuma öncesi not: Yok. Kendimi oyaladığım bir gün geçiriyorum. Gerçekten hayat böyle mi akıyor? Bugün düşünmek adına birşey yapmadım. "Düşünmeye vaktim olmadı" denilen günler böyle oluyor herhalde. Ö

 
 
 

Yorumlar


Bana bir mesaj yaz ve ne düşündüğünü söyle <3

© 2035 by Train of Thoughts. Powered and secured by Wix

bottom of page